Ana içeriğe atla



Google, 2,1 milyar doların üzerinde bir değerde Fitbit'i satın aldı. Ve şimdi, anlaşılır bir şekilde, bazı Fitbit kullanıcıları verilerinin arama devine teslim edilmesinden endişe duyuyor.

Nedir bu Fitbit?

Fitbit, Inc., merkezi San Francisco, California'da bulunan bir Amerikan tüketici elektroniği ve fitness şirketidir. 

Fitbit, adımlarınızı, egzersizlerinizi, kalp atış hızınızı, kilonuzu ve daha fazlasını izlemek için kullanabileceğiniz bir dizi fitness bandı, akıllı saat ve aksesuar yapar. Şirket ayrıca iOS ve Android için mobil uygulamalara ve zaman içindeki ilerlemenizi görüntüleyebileceğiniz ve egzersizlerinizi manuel olarak kaydedebileceğiniz bir arayüze sahiptir.

Google Fitbit verilerini kullanacak mı?

Fitbit'i satın alan Google, bu şekilde çok fazla veriye sahip oluyor. Bir Fitbit'in izlediği tüm fiziksel ölçümler göz önüne alındığında, zengin verilerin oranı çok yüksek. Google, insanların nasıl uyuduğunu, nabzının ne olduğunu, egzersiz alışkanlıklarını ve çok daha fazlasını bilecek.

Bu tür bilgilerin elde edilmesi zor ve şirkete tüketiciler hakkında daha da derin bir bilgi veriyor.

Google ise Fitbit sahiplerini şu sözlerle rahatlatmaya çalıştı: 

"Ürünlerimizi kullandığınızda, bilgileriniz konusunda Google'a güveniyorsunuz. Bunun büyük bir sorumluluk olduğunun farkındayız ve bilgilerinizi korumak, kontrolü size vermek ve verileriniz hakkında size şeffaflık sağlamak için çok çalışıyoruz.

"Diğer ürünlerimize benzer şekilde, giyilebilir cihazlarda da topladığımız veriler ve nedenler konusunda şeffaf olacağız. Kişisel bilgilerinizi asla kimseye satmayacağız. Fitbit sağlık ve zindelik verileri Google reklamları için kullanılmayacaktır. Ve Fitbit kullanıcılarına verilerini gözden geçirme, taşıma veya silme seçeneği vereceğiz. "

Google'ın açıklamasına göre şirket, kimsenin verilerini satmayacağını ve tüm Fitbit kullanıcılarına, Google'ın bu işletmeyi satın almasından rahatsız olurlarsa verilerini silme şansı vereceğini söyledi.

Google neden Fitbit'i satın aldı?

Google, Fitbit'i çeşitli nedenlerle satın aldı. Öncelikle, yukarıda bahsettiğim gibi, Fitbit ürünleri Google'ın başka bir yerden kolayca alamayacağı zengin verileri toplayabiliyor.

Bunun ötesinde, Google giyilebilir cihazlar pazarındaki varlığını büyütme konusunda çok istekli. Fitbit'e sahip olmak, Google için teknolojiye erişim ve Apple Watch 5'i rekabetinde avantaj sağlıyor.

Diğer yandan Fitbit de giyilebilir teknolojiler pazarında Apple ve Garmin'e karşı rekabet etmek için oldukça zorlanıyordu. 

İnanalım mı?

Google'ın istikrarlı bir şekilde veri satın aldığını biliyoruz. Bu verileri kullanarak kişiselleştirdiği reklamlar üzerinden gelir elde ettiğini de biliyoruz. Hal böyleyken verilerin kesinlikle kullanılmayacağı açıklaması açıkçası çok güven vermiyor. Hatta bu konuda tartışmalar satın alım süresince devam etmekteydi. Biz yine de verilerimize sahip çıkmaya ve takip etmeye devam edelim. 

Google'ın bu konuyla ilgili resmi açıklamasına bu linkten ulaşabilirsiniz: https://blog.google/products/devices-services/fitbit-acquisition

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Merhaba, hoş geldiniz.  İşim ve ilgi alanlarım nedeniyle vaktimin büyük bir çoğunluğunu internette geçiriyorum. Herhangi bir konu hakkında konuşulduğu sırada, eğer konu ilgimi çektiyse ve aldığım bilgi beni tatmin etmediyse, zihnimde hep aynı cümle beliriyor: "bir an önce bu konuyu internette araştırmalıyım". Her koşulda, bilgi alma kaynağı olarak öncelikle interneti kullanıyor ve bir konu hakkında konuşmadan önce mutlaka konuyu internette derinlemesine araştıyorum.  Araştırdıkça görüyorum ki kutsal saydığımız internet, aynı zamanda bir bilgi çöplüğü. Bu çöplükte doğru bilgiyi bulmak kimi zaman oldukça zahmetli oluyor. Tabii, bir de bilginin doğruluğunu ölçmek önemli. Araştırma sonucunda doğruluğu ölçülmüş bilgilerin edinilmesinin verdiği hazzın tarifi imkansız.  Bir sonraki otomatik davranışım, bu bilgiyi çevremdeki diğer insanlara aktarmak ve karşılıklı gelişim kapılarını keyifle aralamak oluyor. Bu iletişim sırasında başka keyifler de ortaya çıkıyor; bilginin yarattığı olu
Yalın Girişim (The Lean Startup) Kitap Özeti: Her bölüm bir cümlede. Çoğu girişim başarısız olur. Ama, bir çoğu önlenebilir başarısızlıklardır. The Lean Startup (Yalın Girişim), girişim yapılarının şekillenmesinde ve yeni ürünlerin piyasaya sürülmesinde devrim yaratan, dünya çapında kabul gören bir yaklaşımdır. Eğer siz de girişimler ile ilgileniyorsanız, veya bir girişim niyetindeyseniz bu kitaba bir göz atabilirsiniz. Sürecinizde size zaman kazandıracak bir çok bilgiye sahip olabilirsiniz.  Kitabın bölümleri tek cümlede özetleyeceğim. Böylece, kitap hakkında kabaca bir fikre sahip olabilir, sizi hangi konuların beklediğini görebilirsiniz. Haydi başlayalım.  1. Başla Girişimlerde çok fazla bilinmezin olduğu doğrudur, ama bu onların yönetilmesi gereken bileşenleri olmadığı anlamına gelmiyor; yönetim hızlı teşhise ve adaptasyona odaklanacak bir vizyon ile eş çalışmalıdır, ve tahminlerin hızlıca test edilebilmesi için hata yapmayı teşvik etmelidir.  2. Tanımla Girişimin kurucu ve yöneti